Arkadaşlıklar…

İyi arkadaşlıklar, dostluklar, kadim dostlar, ahiretlikler. Son zamanlarda çok kafa yorduğum konulardan birisi bu.
Geriye dönüp baktığımda en kolay yaptığım şeyin, hayatımdaki insanlardan kolayca vazgeçmek olduğunu anlayabiliyorum. Tabi bunu anlayacak ve kendime itiraf edecek kadar insan kaybettikten sonra…
Bir çok kaybın nedeni sadece benim, farkındayım.
Kimini ise ilkelerime uymayan davranışlarından ötürü, fevri hareket ederek, bıçak gibi çıkarmışım hayatımdan. Çoğu zaman hak veriyorum kendime bu küme için. Devam etseydim sahte, yalan olacaktı. Nadiren de pişman oluyorum bu duruma, Don Kişot gibi hissediyorum kendimi.
Kimine hala anlam veremiyorum. Ben istemeden, sebebini bile bilmeden, zamana yayılarak ya da birdenbire çıkmışlar hayatımdan. Bazen özlüyorum onları, bazen demek ki böylesi doğruymuş diyorum. En azından nedenini öğrenmek istiyorum.
Kimisi var ama yok, Gtalk’da, Facebook’da listemde, Twitter’da takipte.
Sosyal medya zaten çok kolaylaştırıyor bu durumu. Doğum günlerinde haberi Facebook’dan alıp “Mutlu yıllar yazmak”, güzel bir haberi RT yapmak gerçek ziyaretlerin yerini almış durumda.
Alınmıyorum aslında ama en yakın saydığım 4-5 arkadaşım 2 yaşındaki oğlumu henüz kanlı canlı görmemeleri düşündürüyor aklıma geldikçe.
Ve evet, yaş ilerledikçe yeni arkadaşlıklar kurmak da zorlaşıyor.
Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Digg thisBuffer this pageShare on Tumblr0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir